28 Ekim 2007 Pazar

Wordpress Adhesive ile Yazılarınız En Üstte Sabit Kalsın.

Bugün bir arkadaşım geldi dedi ki:


- Ya Can ben bu wordpresste bir yazımın en üstte sabit kalmasını istiyorum nasıl yaparım?

Tabi bende çok zekiyim ya:

- Ya tarihini ileri al o da en üstte kalsın dedim.

Aaa o da ne tarihi ileri alınca yazılarda o tarihten itibaren gösterime giriyordu unutmuşum:D Tabi ilk önce küçük çaplı bir dumur yaşadım sonra internette kesin bir eklentisi vardır dedim. Ve Adhesive yi buldum. Aşağıdan indirebileceğiniz dosyaları "/wp-content/plugins" dizinine atın. Daha sonra wordpress yönetiminden Eklentiler bölümüne gelin ve Adhesive eklentisini aktif edin.
http://www.refreshingideas.net/eligorin/adhesive.zip

Üstte kalmasını istediğiniz yazıyı yazın ve sağ taraftan Yazı Durumu kutucuğunun altındaki Sticky kutucuğunu tikleyin. Hepsi bu kadar artık o belirlediğiniz yazı sürekli üstte kalacaktır.

27 Ekim 2007 Cumartesi

Dövme Yaptırmak İsteyen Açık Kaynak Severlere Tavsiye ;)

Nedendir bilmiyorum ama ben bu gnu'nun logosunu çok seviyorum. Bir de Linux'un tux'u var bayıldığım karakterler içinde ne güzel bir penguendir o öyle :) Şuna bakar mısınız? Sanki karnını yeni tıka basa doldurmuş, çok mutlu oturmuş dişi penguenleri dikizliyor :D Suratındaki ifadeye bakın :) Ne kadar şirin..

Sadede geleyim. Eğer dövme yaptıracak olsam gnu'nun logosunu sol omzuma yaptırırdım :) Eğer dövme yaptırmayı düşünen açık kaynak seven arkadaşlar varsa yaptırmadan önce bir düşünsünler derim...
Bir de ben bunu şimdi msnde kişisel resmim yaptım.. Umarım millet boynuzlardan dolayı yanlış anlamaz :D

Google Pagerank Güncellendi...

Evet arkadaşlar uzun bir süredir beklenen pagerank güncelleştirilmesi yapıldı.. Sitelerinizi kontrol edin bakalım kaç olmuş :P Haa unutmadan toolbardaki rank'a pek aldırmayın o sadece göz boyamak için yani sitenizin rank'ı toolbarda sıfır olsa bile ilk sıralara çıkabilirsiniz. (Kendimden biliyorum :) )

26 Ekim 2007 Cuma

Tarih Tekerrürden İbarettir Bir de Her Kötülüğün İçinde Bir İyilik Mi Var Gerçekten??

Evet arkadaşlar döndük dolaştık tekrar blog tutmaya başladığım aslında başlama sebebim olan noktaya geldik(bkz Messenger İsim Alanına Şiir vs. Yazma Hastalığı). Evet yine aynı olay. Ben yeni msn adresi aldım yok yine kurtulamadık bu olaydan. Öyle yapan kim varsa sildim yok yine geldiler arkadaş. Beni çatlatacaklar gerçekten belki msn olayında en çok sinir olduğum şeydir bu hastalık.

Ve işte delirdiğin an :D ;

Bu olayın üzerine aklıma ying yang sembolü geldi.. Her iyiliğin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde de bir iyilik vardırmış, falanmış, filanmış, mışmışmış...



Aslında bu ying yang olayına hakta vermedim de değil hani. Düşünsenize eğer o zat-ı muhteremler beni delirtmeseydi belki ben blog tutmaya hiç başlayamayacaktım.

Başlamışken bari bir şeyler daha karalayayım. Bir de tikky dili var internette bir hoş. Sanki herifin klavyesinde v harfi bozuk w, c harfi bozuk j, k harfi bozuk q yazıyor. Bir de harf yutma olayı ve yeni kelimeler türetme hastalığı var gelmiş bana tuhaf tuhaf şeyler yazıyor adam ya diyorum ne diyorsun anlamıyorum. Nasıl anlamazsın diyor? Tabi bende engelliyorum hemen. Ya siz hiç eeth diye bir şey biliyor musunuz? Türkçemizde?? Evet demekmiş bende sonradan öğrendim valla.

Yeter be bir bozulmadık dilimiz kalmıştı onunda içine ediyorsunuz yeter... Gerçi ben niye bu kadar takıyorum anlamadım. Özenti insanlar, özenti kültür, özenti dil. Ne diye canımı sıkıyorum ki? Ama kaybolup giden atalarımızdan bizlere kalan miraslar ve ben bunların kaybolmasına göz yummak istemiyorum..

Dip not: Şimdi birisi kalkıp msn rumuzunu "Her iyiliğin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde de bir iyilik vardır." Yaparsa sanırım gülmekten çatlıyacağım...

22 Ekim 2007 Pazartesi

Korkularlarınızla Yüzleşin..

Biliyorum uzun süredir bloguma bir şeyler yazmıyorum. Siz değerli okurlarıma karşı mahçup bir durumdayım.

Bu tür yazıları aslında yazmıyordum yani sadece teknoloji, web vs. konularda yazıyordum. Fakat hayat sadece kablolardan, devrelerden, silikonlardan oluşmuyor. Hayata dair şeylerde yazmak lazım diye düşünüyorum. Volkan Abi'nin blogu benim için esin kaynağıda oldu işin açığı. Hayata dair o kadar güzel şeyler yazmış ki.. Bende bari bir şeyler karalayım dedim.

Hımm ne demişim başlığımda korkularınızla yüzleşin. Bütün insanların korkuları vardır(Çok mu iddaalı bir söz oldu eğer korkusu olmayanlar varsa yorum yazsında özür diliyeyim yaptığım genellemeden ötürü.).

Bizler genelde korkularımızdan sürekli kaçarız. O kadar çok korkumuz var ki. Kiminin sınavı kazanamama, kiminin bazı şeylerle yüzleşememe korkusu, kiminin ölüm korkusu vardır vs. vs. Ne bileyim işte bir sürü korkumuz var. Bizler işin kolay bulduğumuz aslında işin en zor olanını yaparız ve korkularımızdan kaçarız. Biz kaçtıkça korkularımız bizi takip eder, amansız bir hastalık gibi...

Şimdi bakalım işin özüne. Sınavı kazanamama korkunuz mu var ? O zaman kafanız çatlayana kadar deneme çözün, olmuyor mu, bir daha çözün bir daha daha önünüzde uzun bir süre var sizden öncekiler nasıl yaptıysa sizde yapabilirsiniz? Hem kazanmasanız ne olur onu düşünün? Bakın düşündükçe Dünya'nın sonu olmadığını göreceksiniz. Kazanamasanız bu da size yeni bir kapı açacaktır. Unutmayın her son aslında yeni bir başlangıçtır.

Yüzleşemediğiniz bir şey mi? O şey neyse artık ondan kaçmayı bırakın. Yüzleşmekten korkmayın inanın yüzleştiğiniz zaman aslında korktuğunuz gibi bir şey olmadığını göreceksiniz.
Olsa ne çıkar ölüm yok ya ucunda. (Kan davalınız filan varsa gidip karşısına kabak gibi çıkmayın tabi yüzleşin dediysek o kadarda değil :D)

Ölmekten mi korkuyorsunuz. Sizden öncekiler nereye gittiyse siz de oraya gideceksiniz. Hem düşünsenize sonsuza kadar yaşadığınızı ne kadar manasız olurdu ?? Zaten öyle bir imkanınızda yok. O zaman elinizdekinin kıymetini bilin. Hayat insana verilmiş bir armağan ölümden korkmak yerine hayatınız doya doya yaşayın. Doya doya derken günü kurtarmak çabasıyla oraya buraya savrulmayı kastetmiyorum her anınızı dolu dolu yaşayarak fakat çevrenizde olup bitenlere duyarsız kalmadan. Size verilen armağanı iyi değerlendirin.Siz iyi olun, doğru olun, dürüst olun gerisi hikaye. Arkanızda sizi seven birilerini bırakabiliyorsanız, öldükten sonra bile yaptığınız güzel şeylerle anılabiliyorsanız sizden iyi yaşamış birisi olamaz.

Son sözler bırakın artık korkularınızdan kaçmayı, dediğim gibi siz kaçtıkça o sizi kovalayacaktır. Kovaladıkça korkunuz büyüyecek en sonunda içinden çıkılmaz bir hale gelecektir. Korkularınızı büyüten de sizlersiniz, onları yok edebilecek olan da. Tercih sizin ister üzerine gidip yok edin şu korkularınızı ya da hayatınızın sonuna kadar onu sırtınızda ağır bir yük gibi taşıyın...

21 Ekim 2007 Pazar

Atatürk'ün Bursa Nutku..

http://www.meb.gov.tr/belirligunler/19mayis/vecizeler/ataturk_genclik.html

Yorumsuz.

12 Ekim 2007 Cuma

Taşıma Suyla Değirmen Döner Mi? 2

Daha önce de bahsetmiştim google'da üst sıralar çıkmak için bazı arkadaşlar sürekli link değişimi yapıyor ve bunun sonucunda ya sandbox yiyor ya da google bomb'a düşüyor. İnternetten rastladığım bazı siteler artık tamamen link çöplüğü konumuna dönmüş durumda abartmıyorum en az bir sayfa 500 link var el insaf yahu oradan yaptığın değişimin sana ne faydası olacak karşındakine ne faydası olacak.

Bir de şuna şahit oldum yabancı pr değeri yüksek bloglara millet durmadan yorum yazıyor rank arttırmak için ama be kardeşim o sayfadaki linkler zaten nofollow sana ne faydası olacak ki? Adamın blogununda içine ediyorsun?? Bunu yapanlar malesef genelde Türk. :S

10 Ekim 2007 Çarşamba

Bir kaç dize.

Kahpe felek bu mu idi dileğim,
Ömür boyu, yaşam boyu çileyim,
Bana gül diyorlar canım, nasıl güleyim,
Dost ağlayıp, düşman güldükten sonra.

05 Ekim 2007 Cuma

Rss Nedir? Yenilir Mi?

Webrazzi'deki şu yazının üzerine bende düşündüm, taşındım. Rss'in yaygın olmamasında bizlerin tanıtımını az yapmamızında etkisi olabilir dedim.

Volkan abi harika açıklamış bu rss olayını bende kısa bir giriş yapıp volkan abinin anlatımının adresini vereceğim.

Rss temel olarak beğendiğiniz takip ettiğiniz sitelerin güncellendiği anda sizi haberdar eden bir teknoloji. Böylelikle sürekli sitelere girmek zorunda kalmıyorsunuz ve güncellendiği anda haberdar oluyorsunuz.

Volkan Abi'nin Rss nedir yazısı.