google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
google etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

14 Nisan 2008 Pazartesi

Kullanıcı Belki de Ne İstediğini Bilmiyordur


Eski zamanlardan kalma sitelerin çoğunda şu ibareyi görürüz. Ana Sayfanız yapabilirsiniz bizi.

Evet bir zamanlar bizi ana sayfanız yapın bağlantısı işe yarıyordu fakat artık internet akımlarıyla -trend mi demeliydim? Her neyse işte onunla ;) - o da işe yaramaz hale geldi. Neden mi? Basit çünkü artık iGoogle var. Zaten çok kullandığı bir servis olan Google'ın Ana Sayfa hizmeti dururken kusura bakmayın ama kimse sizi ana sayfası yapmaz.

İşte bu nokta da emeklilerin dostu, dul ve yetimin bacanağı Google bize bir kolaylık daha sunuyor. Sitemizden iGoogle gadgetleri(Olaya Google gözünden bakmak için bkz. Widget Kullanın) yayınlayarak bu açığı bir nebze kapatabiliyoruz.

Meraklısına;

İsterseniz şu adrese bağlantı vererek sitenizin rss beslemelerini kullanıcının ana sayfasında göstertebilirsiniz.

http://fusion.google.com/add?feedurl=http://www.siteniz.com/rss.xml


Örneğin;

http://fusion.google.com/add?feedurl=http://feeds.feedburner.com/bcanfeeds


Kullanıcının zorla gözüne sokmadan bunu bir de resimle süslerseniz belki de ona ne istediğini hatırlatmış olursunuz :)

09 Nisan 2008 Çarşamba

Supplemental Index - SEO'nun İnce Ayrıntısı

Bir çok webmaster sitesinin Google'daki index(*)ine bakarak Google'ın sitesine ziyaretçi göndermediğinden yakınır.

Google'ın sanılanın aksine bir değil iki tane veritabanı vardır. Birinci veritabanına değer verdiği sayfaları aktarırken ikinci veritabanına ise kendi gözünde çöp saydığı sayfaları aktarır. Aramalar aşırı özel olmadıkça Google, İkincil Veritabanından veri çekmez bu nedenle asıl önemli olan Google'da indexlenmekten çok Birincil veritabanına girebilmektir. İkincil veritabanında olan sayfalar için biz kısmi sandbox(**)ta diyebiliriz.

Sitenizin ne kadarının birincil veritabanında olduğunu öğrenmek için:

site:www.siteniz.com -allinurl:www.siteniz.com

Daha kısası site:www.siteniz.com/*
şeklinde arama yapabilirsiniz.

- Neden Supplemental Index Var?

Çünkü Google gerçekten emek veren siteleri indexlemek, çöplük haline gelmiş siteleri ise indexlememek istiyor.

- Ama Benim Sitem Çöp Değil ya da Başka Sitelerden (Ç)Alıntı Yapmıyorum.

Google her ne kadar sektördeki en iyi arama motoru olsa dahi bir insanın zekasına hala sahip değil o yüzden kayıt etme sırasında belirli kriterleri var. Mesela;

- Birden çok yazınız aynı başlıklıysa,
- Birden çok yazınızın meta etiketleri aynıysa,
- Yazılarınız site içerisinde yeterli bağlantılarla beslemiyorsa,
- Yazılarınız başka birisi tarafından çalınıyorsa ve o sitenin indexlenme süresi sizin sitenizden daha kısaysa,


Google muhtemelen sizin o sayfalarınızı İkincil Veritabanına yollayacaktır.

- Hep sayfalarımız İkincil Veritabanında mı kalacak?

Biraz çabayla bunun önüne geçebilirsiniz. Mesela,

- Aynı başlıklar ve meta etiketlerini yazılarınızda kullanmayın,
- Etiket sistemi ile sayfa içerisinde sayfaları birbiriyle bağlamaya özen gösterin,
- İlgili yazılar eklentisi kurarak sayfa içi bağlantılamayı düzgün bir hale getirir,
- Sitelerinizde aşırı karmaşık kodlamalar kullanmayın.


Bol hitli ve kazançlı günler.

* İndex: site:www.siteadi.com şeklinde aranarak görülebilen, Googleda Listenlemiş sayfa sayısı.
* Sanbox: Google'ın siteler verdiği geçici ceza.

Google Adsense Niye Az Kazanıyoruz

Yazıyı önceden yazacaktım ama bu sıralar bek bloglayamıyorum. O yüzden şimdi yazıyorum.

Kural 1#


Ne kadar kullanıcı o kadar gelir:

Türk internet kullanıcısının yaklaşık 16 milyon civarı olduğu söyleniyor. Bir de siz küresel pazardaki milyonlarda kullanıcıyı düşünün. Tabi ki onların kullanıcı ve geliri fazla olacaktır.


Kural 2#

Bizim insanımız elliyle tutmadığı şeye para vermez:

Evet doğru. Daha internet kültürünün tam olarak oturmadığından mı dersiniz başka bir şey mi bilemiyeceğim ama gerçekten bizim insanımız sanal şeylere para vermez. Ee bu durumda nolacak para kazanamayan firmalarda Türkiye de ya reklam vermeyecek ya da 0,02$ gibi komik rakamlardan reklam verecekler - Gerçi biz gerçek ürün satıpta bunu yayıncıya yansıtmayan firmaları da biliyoruz ama neyse -.



Kural 3#

Kolay para kazanma hırsı bulunan çok insan var:

Bu sadece bizim ülkemiz için geçerli değil tabi ki fakat siz bir yazı yazarsanız ertesi gün bakmışsınız başka bir blogda bu durumda eğer çok popüler bir blogcu değilseniz büyük ihtimalle çalıntı yapan blog sizin üzerinizde çıkacak. Aslında anlatmak istediğim bu değildi buna da değinmiş oldum.

Asıl anlatmak istediğim şu cep telefonu reklamcıları. Hani şu bilmem kaç kontör kazandınız diyenler var ya işte onlar. Resmen yayıncıyı da kullanıcı ya sömürüyorlar. Mantar gibiler filtreliyorsun filtreliyorsun bitmiyorlar da.


Kural 4#

Nitelikli kullanıcı, nitelikli reklam:

Kullanıcının niteliği de çok önemli mesela ülkemizde hala interneti Mirc'den veya Msn'den ibaret sanan büyük bir kitle var. Siz olsanız size hiç bir getirisi olmayacak birisinin sitenize rastgele bir bağlantıya tıklayıp girdiği ile çıkmasının bir olmasını ister misiniz?


Anlatılanlar da geçen siteler kendi çapında aşırı büyük olmayan sitelerdir. Yoksa tabi ki Türkiye'de internetten gerçekten güzel gelir sağlayan firmalar da var fakat bunlar zaten direk reklam verenle anlaşmalı firmalardan, Google aracılığı olmadan reklam alıyorlar. Dikkat ederseniz yine büyük sitelere reklam verenler sanal bir şey satan firmalardan ziyade gerçek hayatta ürünleri olan büyük şirketler.

Bol Kazançlar.

19 Ocak 2008 Cumartesi

Sansürlenen Sitelere (Wordpress, Youtube vs.) Nasıl Gireriz?

İlk olarak http://www.opendns.com'a girip sağ alttan güncel dns iplerini alıyoruz.

Denetim Masası/Ağ Bağlantıları'ndan varsayılan ağ bağlanımızı çift tıklıyoruz.
Özelliklere giriyoruz.

Tcp/Ip'i seçiyoruz.
Aşağıdaki DNS sunucu adreslerini aktif hale getiriyoruz ve opendns.com'dan aldığımız numaraları yazıyoruz.

Sonra kullandığınız internet tarayıcının(İnternet Explorer, Firefox, Opera vs.) geçmişini temizliyoruz. Dilediğimiz gibi sörf yapıyoruz ;)

17 Kasım 2007 Cumartesi

Vay Google Amca Adsense'yi İyice! Geliştirmiş!

Türkiyedeki irili ufaklı bir çok sitede adsense reklamlarına rastlıyoruz. Doğru düzgün bir alternatifi de olmadığı için isteyerek veya istemeyerek Türk Web Alemi adsense kullanıyor.

Google amcada gelirinin yarısı adsense aracılığıyla kazandığına göre sürekli bir gelişim içinde. İlk olarak yayıncıların reklamlarının suistimal edilerek banlamalarını engellemek için izin verilen siteler bölümünü geliştirdi.

Sonra yayıncılar daha rahat kodlarını değiştirebilirsin diye dinamik kod yapısını getirdi.

Ve son olarak yayıncıların pekte hoşuna gitmecek reklam formatını değiştirdi. Reklam birimlerinde bir değişiklik yok fakat önceden reklamın neresine tıklarsanız reklam verenin sitesine giderken şuanda yanlış tıklamaları en az indirgenmesi için, sadece reklamlardaki bağlantıları tıklanabilinir hale getirdi.
Yayıncı olarak belirtmekte fayda var. Tıklamalarda epey bir düşüş gözlemledim ama aksine cpm bazında bir artış var yani gelir yine aynı ama tıklanma daha az. Belki bir kaç gündür kaliteli reklamlar çıkıyordur sitede :)

09 Kasım 2007 Cuma

Blogger Blogunuzu Spam Zannedip Veri Girişini Engellerse :)

Dün yine bir şeyler karalarım diye bloguma girdim. Birde ne göreyim? Blogger bana hoş bir süpriz hazırlamış;

Uyarı:
Bu blog Blogger'ın spam engelleme robotları tarafından kilitlendi.

Blogger benim blogun link spamming yaptığını iddaa ederek bloga veri girmemi engellemiş :) Bir de not düşmüşler eğer link spamming yapmıyorsanız özür dileriz robotlarımız yanlış tespit yapmış olabilir incelenip hesabınız aktif edilecektir diye :D

Neyse kardeşim ben spam mıpam yapmıyorum inceleyin dedim de bugün incelemişler ve link spamming yapmadığıma karar vermişler. Sanırım bu fişlemenin nedeni blogumdaki yazımlarımda başka siteler tanıttığım için sürekli bir dışa link verme durumu. Bu olayı yaşayınca aklıma üç şey geldi;

1. Başka bir hizmet sağlıyıcının verdiği hizmete(bu google bile olsa) o kadarda güvenmemek lazım.

2. Pardon filminden bir replik;
- Demek ki adalet dediğiniz şey, o kadarda adil bir şey değilmiş :D

3. Sanırım yavaş yavaş Wordpress'e geçmenin zamanı geldi. Biraz daha idare edelim bakalım Blogger bizi nereye kadar götürebilecek.