Biliyorum uzun süredir bloguma bir şeyler yazmıyorum. Siz değerli okurlarıma karşı mahçup bir durumdayım.
Bu tür yazıları aslında yazmıyordum yani sadece teknoloji, web vs. konularda yazıyordum. Fakat hayat sadece kablolardan, devrelerden, silikonlardan oluşmuyor. Hayata dair şeylerde yazmak lazım diye düşünüyorum. Volkan Abi'nin blogu benim için esin kaynağıda oldu işin açığı. Hayata dair o kadar güzel şeyler yazmış ki.. Bende bari bir şeyler karalayım dedim.
Hımm ne demişim başlığımda korkularınızla yüzleşin. Bütün insanların korkuları vardır(Çok mu iddaalı bir söz oldu eğer korkusu olmayanlar varsa yorum yazsında özür diliyeyim yaptığım genellemeden ötürü.).
Bizler genelde korkularımızdan sürekli kaçarız. O kadar çok korkumuz var ki. Kiminin sınavı kazanamama, kiminin bazı şeylerle yüzleşememe korkusu, kiminin ölüm korkusu vardır vs. vs. Ne bileyim işte bir sürü korkumuz var. Bizler işin kolay bulduğumuz aslında işin en zor olanını yaparız ve korkularımızdan kaçarız. Biz kaçtıkça korkularımız bizi takip eder, amansız bir hastalık gibi...
Şimdi bakalım işin özüne. Sınavı kazanamama korkunuz mu var ? O zaman kafanız çatlayana kadar deneme çözün, olmuyor mu, bir daha çözün bir daha daha önünüzde uzun bir süre var sizden öncekiler nasıl yaptıysa sizde yapabilirsiniz? Hem kazanmasanız ne olur onu düşünün? Bakın düşündükçe Dünya'nın sonu olmadığını göreceksiniz. Kazanamasanız bu da size yeni bir kapı açacaktır. Unutmayın her son aslında yeni bir başlangıçtır.
Yüzleşemediğiniz bir şey mi? O şey neyse artık ondan kaçmayı bırakın. Yüzleşmekten korkmayın inanın yüzleştiğiniz zaman aslında korktuğunuz gibi bir şey olmadığını göreceksiniz.
Olsa ne çıkar ölüm yok ya ucunda. (Kan davalınız filan varsa gidip karşısına kabak gibi çıkmayın tabi yüzleşin dediysek o kadarda değil :D)
Ölmekten mi korkuyorsunuz. Sizden öncekiler nereye gittiyse siz de oraya gideceksiniz. Hem düşünsenize sonsuza kadar yaşadığınızı ne kadar manasız olurdu ?? Zaten öyle bir imkanınızda yok. O zaman elinizdekinin kıymetini bilin. Hayat insana verilmiş bir armağan ölümden korkmak yerine hayatınız doya doya yaşayın. Doya doya derken günü kurtarmak çabasıyla oraya buraya savrulmayı kastetmiyorum her anınızı dolu dolu yaşayarak fakat çevrenizde olup bitenlere duyarsız kalmadan. Size verilen armağanı iyi değerlendirin.Siz iyi olun, doğru olun, dürüst olun gerisi hikaye. Arkanızda sizi seven birilerini bırakabiliyorsanız, öldükten sonra bile yaptığınız güzel şeylerle anılabiliyorsanız sizden iyi yaşamış birisi olamaz.
Son sözler bırakın artık korkularınızdan kaçmayı, dediğim gibi siz kaçtıkça o sizi kovalayacaktır. Kovaladıkça korkunuz büyüyecek en sonunda içinden çıkılmaz bir hale gelecektir. Korkularınızı büyüten de sizlersiniz, onları yok edebilecek olan da. Tercih sizin ister üzerine gidip yok edin şu korkularınızı ya da hayatınızın sonuna kadar onu sırtınızda ağır bir yük gibi taşıyın...