19 Ocak 2012 Perşembe

Düşünce kalıpları, yenilikçilik, inovasyon üzerine..

İnovasyon sanırım duymaktan artık midenizin bulandığı bir kelime. Her yerde karşımıza çıkıyor, işte yenilikçi olalım yapılmayanı yapalım bla bla bla. Aslında yeni bir şeyler icat ederken de eski düşünce kalıpları yeni şeyleri şekillendiriyor. Aşağıda bir örnek sorun ve farklı iki firmanın bu soruna getirdiği yaklaşımlar var.

Soruna gelmeden önce bir alıntı; Deha her zaman bir soruyla başlar. Cevapla değil.- Uncertainty Kitabı'ndan
Örnek sorun, mobil telefonlarda sadece rakamlar olduğu için yazı yazmak bir sorun. Peki bu soruna nokia ve apple nasıl farklı iki çözümle gelmiş bakalım:
Nokia'nın yolu: 


Bilgisayarlar telefona göre daha kolay kullanım sağlandığına göre - ki tuşları fazla -,biz de tuşları arttıralım ki daha kolay kullanım ve hızlı yazma olsun.



Apple'ın yolu:


Bilgisayarda tuşlar telefondakilerine göre daha fazla; ama gerçekten tuşlara gerek var mı? Tabi, burada apple'in daha geniş bir alan elde etme çabası da yatıyor.


5 Ağustos 2011 Cuma

Telefon Operatörlerinin Olası Geleceği

Bilişim teknolojileriyle ilgileniyorsanız Google Voice hizmetini bilirsiniz. Kısa bu hizmet tek bir numara üzerinden tüm hatlarınızı toplamaya ve internet üzerinde telefon görüşmesi yapmaya izin veren bir servis. Google geçenler de bu hizmeti Gmail ile entegre etti. Mobil cihazlarda da kullanabilen bu tarz uygulamaların birkaç yıl içerisinde çok önemli bir yer edineceği aşikar.

Sadece Google tarafında değil, facebook'un da Skpye(*) ile hali hazırda anlaşması var. İlerde çıkaracakları aplikasyonlarla sadece facebook adını bildiğimiz insanları ya da arkadaşlarımızı facebook üzerinde aramak da olası. Bu noktada gelir modellerini ses ve mesaj üzerine kurgulamış olan telefon oparatörleri sanırım git gide veri paketi satışına kayacaklar. Tabi ilk başta böyle olmayacak, ilk başta bu tarz uygulamaların portlarını yasaklamaları çok olası. Fakat kullanıcıdan gelen talebe ne kadar dayanırlar orasını bilemeyeceğim. Talep doğrultusunda önce bir oparatör kısıtlamaları kaldıracak sonra da diğerleri bunu izleyecektir.

29 Temmuz 2011 Cuma

Gelişim'in doğrusallığı üzerine...

Yani, klasik okul mantığında ya da sanayi devrimi mantığına göre her şey belirli neden sonuç ilişkisi içerisinde, sırayla belirli bir oranda gelişir. Bu mantık sırası bize daha ilkokul sıralarında aşılanmaya başladığı için pek de bunu sorgulama eğilimine girmeyiz.

Mesela, dünyadaki gelişimi göz önüne alırsak sanki her şey belirli bir oranda doğrusal biz hızda gelişmiştir. Ama aslında her şey üstel olarak gelişiyor. Somut bir örnek verecek olursak, tarım devrimi -yaklaşık- 5000 yıl, sanayi devrimi 200 yıl, bilgi devrimi ise 20 yılda tamamen gelişimin tamamlamıştır. Bu devrimler de yayıldıkları yıllara oranlar kendi devlerini yaratmışlardır. Örneğin tarım toplumunda bir imparatorluk 200 yılda kurulabiliyorsa, sanayi toplumunda - finansal imparatorluk - 50 yılda, bilgi toplumunda ise 2 yılda kurulabilmektedir.

14 Temmuz 2011 Perşembe

Altı insan teoremi

Asıl adı Six degrees of separation teoriye göre; dünya üzerindeki her insan maksimum altı üzerinden giderek -arkadaşının arkadaşı - birbiriyle iletişime geçebiliyormuş. İlk başta oha lan, çok az vs diyor insan ama sonra tutup istatistiğe vurunca o kadar da imkansız bir şey değil.

Bir de örnek verirsek atıyorum, benim kuzenimin amerikada bir arkadaşı var. Arkadaşının da beyaz sarayda bir tanıdığı var. E dolayısıyla o da Obama'yı tanıyor. Böylelikle ben üç kişi üzerinden Obama'yla bağlantı kurmuş oluyorum.

12 Temmuz 2011 Salı

Merhaba Mars!

Deneme, deneme 123, bu açtığım 36. blog, deneme deneme 123.